Cinsel Sağlık

Cinsel Sağlığın Önemi

Cinsel terapi sürecinde çiftlerin yatak odası dışında da hoş, nazik veya sevecen vakit geçirmeleri önerilir, erotik materyaller ile cinsel arzuyu ve tutkuyu beslemeleri, cinsel haz vererek veya alarak uyarılmayı öğrenmeleri danışanlara öğretilmeye çalışılır.

Cinsellik nedir?

Cinsellik, insanların değerleri, duyguları, kişilikleri, tutumları, davranışları, fiziksel görünümleri, inanışları ve içinde yaşadıkları topluma göre şekillenen bir kavramdır. Cinsellik yalnızca cinsel organları değil, tüm bedeni ve aklı içeren bir durumdur. Doğum öncesi başlayıp ömür boyu devam eden yaşamın önemli bir parçasıdır,  yani cinsellik insanın olmazsa olmazıdır.

Cinsellik hem çok yasaklanan hem çok merak edilen, bir yandan utanılan bir yandan övünülen, hem çok konuşulan hem çok az bilinen bir konudur. Bu nedenle doğru bilgilendirmeye çok ihtiyaç olan fakat eğitim kaynaklarının çok sınırlı olduğu bir alandır. Cinsellik, ilk önce kendini tanımakla başlar. Sadece kendisini seven ve sayan, kendine güvenen bir insan karşısındaki insana olumlu duygularla yönelebilir.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından cinsel sağlık kişinin bedenen ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olması olarak tanımlanmaktadır. Cinsel yönden sağlıklı olmak hastalık, fonksiyon bozukluğu veya sakatlık olmamasının çok ötesinde bir anlam ve boyut içermektedir.

Bireylerin, özellikle kadınların genel sağlık düzeylerini etkileyen en önemli faktörlerden biri, cinsel sağlık ve üreme sağlığı ile ilgili yaşadıkları sorunlardır. Cinsellik sadece üreme için değil ruhsal doyum için de gerçekleştirilen, çok özel bir yakınlaşma ve etkinlik biçimidir.

Cinsel sağlık neden önemli?

Cinsel olarak sağlıklı yetişkinler; kendi vücutlarının değerini bilen, kendi davranışları için sorumluluk alabilen, saygı çerçevesinde her iki cinsiyetle iletişim kurabilen, kendi değerleri ile tutarlı, sevgi ve samimiyet ifade edebilen kişilerdir. Bu nedenle cinsel olarak sağlıklı yetişkinlerin oluşturduğu toplum güçlü ve sağlıklı bir toplum olabilecektir.

Cinsel sağlık, genel sağlık açısından toplumu en çok ilgilendiren konulardan biridir. Cinsel sorunlar, insanları en fazla mutsuz eden sağlık sorunlarının başında gelmektedir. Cinsel sağlığın bozulması hem fiziksel sağlığı bozmakta, hem de gerek kadın gerekse erkekte halkalar halinde ruhsal sağlığın ve ardından aile sağlığının ve sosyal sağlığın bozulmasına yol açmaktadır.

Cinsel sağlık temel bir insan hakkı olarak kabul edilmektedir. Cinsellikle ilgili bilgilere ve hizmetlere kolay ulaşılması devletler tarafından sağlanmalıdır. Toplumsal kültür cinsel sağlığı olumlu yönde etkilemelidir. Cinsel şiddet kesinlikle olmamalı, cinsiyetlerin eşitliği ve adaleti geliştirilmelidir. Cinsel eğitim her yaşta gelişim evrelerine uygun olarak verilmeli ve bireylerin cinsel bilgilenme ihtiyacı rahatça karşılanmalıdır.

Cinsellikte altın kurallar

Cinsellikte altın kuralları şöyle sıralamak mümkün: Partnere karşı sevgi, saygı ve güven duyulması, kendini tanıma ve kendinle barışık olma, konuşma ve açık iletişim ile partneri anlama, ideal ortam oluşturma, rahatlama ve gevşeme tekniklerini uygulama, okşama ve dokunmanın verdiği hazza odaklanabilme, utanç duygusundan kurtulma, aşk oyunları, ön sevişmenin yeterince yapılabilmesidir.

Cinsel terapide danışanların cinsel yaşantıları gözden geçirilerek sıkıntı olan noktalar belirlenir ve üzerinde daha uzun süre durulur. Cinsel terapi sürecinde çiftlerin yatak odası dışında da hoş, nazik veya sevecen vakit geçirmeleri önerilir, erotik materyaller ile cinsel arzuyu ve tutkuyu beslemeleri, cinsel haz vererek veya alarak uyarılmayı öğrenmeleri danışanlara öğretilmeye çalışılır. Tedavinin odağında duruma göre hem birey hem de sorunlu çift olabilmektedir.

Cinsel danışmanlık, cinsel sorunlar, cinsel terapi hakkında daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz

Masturbasyon Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Özdoyum olarak da bilinen masturbasyon kendi kendine cinsel tatmin sağlanmasıdır. Masturbasyon insanın doğasında var olan cinsel dürtünün doyuma ulaşması için cinsel organını elle uyararak veya sürtünerek, çeşitli cinsel oyuncaklar, tazyikli su ve benzeri araçlar kullanarak kendi kendine gerçekleştirilen cinsel haz eylemidir. Cinsel sağlık bilimi masturbasyonu, kişinin resim video gibi çeşitli görsel veya hayal kurma gibi düşünsel uyaranlarla harekete geçen cinsel dürtülerini, kendisinin cinsel organları dahil tüm bedenini direkt dokunma veya bir cisim kullanarak kendi kendine cinsel doyum sağlaması olarak tanımlamaktadır.

Masturbasyonun genç ve evlenmemiş erkeklere özgü bir davranış olduğu görüşü tamamıyla yanlıştır. Ergenlik döneminde, mahremiyetin sağlandığı ortamlarda kendi bedenlerinin cinsel tepkilerini öğrenmeleri için hem kadının hem erkeğin sağlıklı cinsel gelişimin gereği olarak belirli bir oranda masturbasyon yapması gereklidir. Toplumumuzda 20 yaş öncesi kadınların üçte biri masturbasyon yaparken erkeklerin neredeyse hepsi masturbasyon yapmaktadırlar. Erkekler için olduğu kadar kadınlar için de masturbasyon cinsel doyum sağlayan sağlıklı bir davranıştır. Masturbasyon sadece ergenlik döneminde değil, hayatın her döneminde hem kadın hem erkek için olağan ve sağlıklı bir durumdur.

Masturbasyon sadece partner olmadığı zamanlara özgü bir cinsel aktivite değildir. Cinsel eşin varlığında, cinsel eşle yaşanan diğer cinsel aktivitelere ilave olarak yapılan masturbasyon cinsel tatmini artırmaya katkı sağlar. Cinsel eşin elle veya oral yolla yaptığı cinsel uyarılara partnerbasyon adı verilmektedir. Gerek masturbasyon gerek partnerbasyon normal seksin yanında uygulanabilen cinsel doyuma ulaştırıcı eylemlerdir. Cinsellik esasen her iki cinsel eşin yapılmasını onayladıkları davranışlar ile sınırlı olan eylemlerdir. Sadece penis vajina birlikteliğine dayalı olmayan, geniş repartuvara sahip çiftlerin cinsel mutlulukları uzun süre canlı kalabilmektedir. Ancak cinsel eşi olan bir erkeğin yalnızca masturbasyon aracılığı ile doyum sağlamaya çalışması, masturbasyonu normal cinsel ilişkinin yerine koyması sağlıklı bir davranış değildir.

Masturbasyonun beden ve ruh sağlığına zararlı hiçbir etkisi yoktur.  Aksine cinsellik gibi doğal bir dürtünün doyumunu sağlayan masturbasyon bastırıldığı taktirde doyumsuzluk ve sinirlilik gibi anormal davranış ve duygu durumlarına yol açabilir. Cinsel sorunların terapileri esnasında masturbasyon bir tedavi aracı olarak kullanılmaktadır.

Masturbasyon yapmak hem kadında hem erkekte kısırlığa yol açmaz. Erkekte sperm üretimi sürekli olarak devam ettiği için olgunlaşmış spermlerin ve prostat sıvısının düzenli olarak dışarı atılması sağlanmış olur.

Masturbasyon kızlık zarını bozmaz. Kızlık zarı vajina deliğinin girişinde 2-3 cm içeride ortasında dairesel tarzda açıklığı olan mukoza katlantısıdır. Deliğin çapı 1-2 cm arasında değişir. Vajina içine daha geniş çaplı bir cismin sokulması halinde kızlık zarı kadın çorabının kaçması türünden birkaç yerinden açılma gösterebilir. Kadın masturbasyonu, temel haz organı olan klitoris üzerine dokunma ve baskı oluşturulması ile yapılır. Klitoris, büyük dudakların üstte kesişim yerinde, pubis tepesinin altında bulunur, dokunulduğunda hissedilir ve ancak iç dudaklar yukarı ittirildiğinde dıştan görülebilir. Klitoris uyarıldığında penis gibi sertleşir ancak orgazm sırasında sıvı gelişi olmaz. Kadınlar, sadece klitorisleri doğrudan uygun şekilde ve yeterli sürede uyardığı sürece orgazm olabilir. Klitoris üzerine uygulanan elle temas, vibratör veya basınçlı su kullanımı kolayca kadının orgazma ulaşılmasını sağlar. Ayna karşısında görerek yapılan klitoris uyarısında kızlık zarına zarar verme ihtimali ortadan kaldırılmış olur. Klitoris uyarısı yastık çarşaf vs bir cisimle dıştan sürtünme yoluyla yapıldığında dahi kızlık zarı etkilenmez.

Masturbasyon kişinin başka aktivitelerine engel olacak kadar sık yapılıyorsa bu durum; yalnızlığın, sosyal beceri eksikliğinin ve sosyal ilişki kurma zorluğunun bir belirtisi olabilir. Masturbasyon mahremiyetin sağlanmadığı uygunsuz yerlerde ve zamanda, travmatik araçlarla yapılıyorsa, başka sosyal ve sağlık sorunlarına  yol açabilir.

Mutlu ve doyumlu bir cinsel yaşamın altın kuralları

  • Mutlu ve doyurucu cinselliğin ilk koşulu, karşılıklı saygı ve eşler arası etkin iletişim ve paylaşımdır. Mutlu bir cinsel yaşam, karşılıklı güven, dürüstlük, açıklık, paylaşım ve saygı üzerine temellendirilmelidir.
  • Cinsellik, öncelikle bireyin kendi bedenini tanıması ile başlar. Bireyin, cinsel haz noktalarını fark etmesi ve bunu cinsel eşiyle paylaşmaktan kaçınmaması daha doyumlu bir cinsel ilişki yaşamasını sağlar.
  • Kişiler birbirlerine karşı sorumlu davranmalı, herkesin bir mahremiyeti ve değeri olduğunu akıllarından çıkarmamalıdırlar.
  • Hiç kimse hoşlanmadığı bir cinsel davranışı yaşamak ya da sürdürmek zorunda değildir. Karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan bir ilişkide, cinsellik daha doyumlu olur.
  • Cinselliğin nasıl yaşanacağına dair ayrıntılarda (anal, oral sevişme gibi) çiftlerin ortak kararı olmalı ve her iki tarafın istek, onay ve rızası ile gerçekleştirilmelidir.
  • Cinsel birleşme için uygun zaman ve ortam seçilmelidir. Güvensiz ortamlarda kadının doyum sağlaması güçtür. Çünkü kadın, cinselliğe daha fazla toplumsal kaygılarla yaklaşır ve yine cinsel haz duyabilmesi için tüm duyu organlarının ve beynin buna hazır olması gerekir.
  • İstenmeyen gebelik ve cinsel yolla bulaşan hastalık kaygısı, özellikle kadının mutlu ve doyumlu cinsellik yaşamasını engeller. Çift, bu konuda önlemlerini önceden almış olmalıdır.
  • Kadının doyumlu bir cinsel ilişki (orgazma ulaşması) yaşayabilmesi için ön sevişmeye yeterince zaman ayrılması gereklidir.
  • Çift, cinselliğe ilişkin mitleri ve toplumsal değerleri, birlikte konuşarak ve paylaşarak aşmalıdır.
  • Bir insanın başka bir insana cinsel yakınlık duyması, her eş için farklı davranışları içerebilir. Bu nedenle çiftler, kendi aralarında sevdikleri, haz aldıkları ve istedikleri veya sevmedikleri cinsel davranışları konuşmalıdır. Ayrıca ilişki sonrası da duyulan haz, mutluluk ya da doyumsuzluk paylaşılmalıdır. Sahte, yapmacık ve dürüst olmayan geri bildirimler, uzun vadede karşılıklı güveni sarsabildiği gibi eşlerin cinsel birlikteliklerini de zedeleyebilir. Paylaşım ve kendini ifade etme, çift için ortak ve en uygun cinsel davranışı keşfetmelerine yardımcı olur.

Cinsel Sorunların Kaynağı

Cinsel işlev bozuklukları kişinin iç dünyasındaki bir çatışmadan kaynaklanabileceği gibi, kişiler arasındaki çatışmanın etkisiyle de oluşabilir. Çocukluk döneminde kişilik gelişiminde aksaklıklar yaşayan ve erişkin dönemde de içlerinde bu izleri taşıyan kişilerin cinsel terapiye daha fazla ihtiyaç duydukları biliniyor.  Cinsel işlev bozuklukları sosyokültürel baskılar, cinsellikle ilgili bilgi eksikliği, önemli bir psikiyatrik hastalığın bir sonucu, çarpıtılmış ve olumsuz düşüncelerimiz veya basit bir stres durumundan da kaynaklanabilir. Cinsel terapilerde öncelikle sorunun kaynağına inilir. Kadın ya da erkeğin iç dünyasında bastırılmış olan ruhsal çatışmalar ön planda ise cinsel terapi ile eş zamanlı olarak yoğun bireysel psikoterapi önerilmektedir.

Cinsel terapi süreci temelde, danışanların kendi cinsel sorunlarının kaynağına inmelerini, bunların temelinde yatan kişisel deneyleri anlamalarını, ve bu şekilde kendi kendilerine yardımcı olmalarını sağlar. Dolayısıyla terapilerde kişi kendi kendisini tedavi eder. Bunun için kişinin kendi kendisini değiştirmeyi ve sorununu düzeltmeyi  istemesi gerekir.

Psikolojide tıbbın diğer alanlarından farklı olarak tedavi eden düzelten neşter kullanan bir otorite yoktur,  istek ve arayış ile terapiste başvuran kişi düzelme sürecinde yolun yarısını almış kabul edilir. Terapist bu süreçte sadece belli teknikleri kullanarak danışanına yardımcı olan bir sağlık profesyonelidir.

Cinsel terapiye başlamadan önce danışanlara çok yönlü multidisipliner bir muayene, tetkik ve değerlendirme yapılmaktadır.

Cinsel estetiğin cinsel sağlık için önemi

Estetik kişisel mutluluk üzerinde doğrudan etkisi olan bir kavramdır. İnsanlar kendilerini daha güzel, daha çekici hissettiklerinde; öz saygısı ve öz güveni artmakta, daha güçlü ve rahat olmaktadırlar. Bu nedenle estetik insanların mutlu olmalarına ve kendilerini iyi hissetmelerine katkı sağlamaktadır.

Günümüzde temel yaşam standartlarına sahip her insan, estetik yaşam için çaba harcamaktadır. Giydiği kıyafette, yediği yemekte hatta yaşadığı evde, estetik bir tarz oluşturmaktadır. Artık kişiler kendi vücudunda estetiği aramakta ve gerek kadın gerekse erkek sahip oldukları sosyokültürel değerlere göre estetik taleplerini belirlemektedirler.

Cinsel sorunlar, insanları en fazla mutsuz eden sağlık sorunlarının başında gelmektedir. Cinsel sağlığın bozulması halkalar halinde ruhsal sağlığın ve ardından aile sağlığının bozulmasına yol açmaktadır. Cinsel organlarında estetik  kaygıları olan kadınların cinsel hayatlarında sorun yaşadıkları  iyi bilinmektedir. Cinsel estetik operasyonları ile cinsel organlarında istediği görünüm ve fonksiyona kavuşan kadınlar cinselliklerini daha rahat yaşayabilmektedirler. Cinsel öz güvenin ve hazzın artmasına katkı sağlayan estetik uygulamalar kadınların aile ve sosyal hayatlarında daha başarılı olmasına yardımcı olmaktadır.

Cinselliğin insan sağlığındaki önemi çağımızda daha iyi anlaşılmıştır. Cinsellik sadece üreme değil ruhsal doyum için de düzenli gerçekleştirilmesi gereken bir etkinliktir.  Cinselliğin yaşamdaki değerinin anlaşılması ile estetik kaygılardan kaynaklanan cinsel sorunlara çözüm arama isteği de artmıştır. İnternet kullanımı ile iletişimin hızlanması, cinsel bilgi paylaşımının artması da cinsel estetik taleplerin artırmasına katkı sağlamıştır. Cinsel estetik işlemler giderek daha fazla kişi tarafından talep edilmekte ve hekimler tarafından daha fazla tavsiye edilmektedir. Hissettiği estetik sorunların çözülmesi kişinin cinsel mutluluğu ve cinsel başarısı üzerinde olumlu etki sağlamaktadır. Cinselliği azaltabilecek estetik sorunların cerrahi işlemler ile ortadan kaldırılmasında kadınlar eskisinden çok daha istekli ve cesaretliler.

Kendi cinsel organlarını tanıyan ve sorunlarını fark eden kadınlar bunların çözümü için gerekli ameliyat veya diğer tedavilere büyük ilgi göstermektedirler. Cinsel açıdan kendini daha güvende hissetme, daha rahat bir sosyal hayat isteği (bisiklete veya ata binerken rahat etme isteği, dar pantolon giyebilme isteği) nedeniyle kadınlar cinsel organlarında değişiklik yapmak isteyebilmektedirler.

Cinselliğe bakışın genişlediği ve öneminin arttığı günümüzde cinsel organların estetiği insanlar için giderek daha önemli hale gelmiştir. Cinsel organ estetik ameliyatları sadece ülkemizde değil tüm dünyada, özellikle son yıllarda hastalar tarafından daha çok talep edilen ve hekimlerce giderek daha çok yapılan ameliyatlardır.

Cinsel estetik operasyonları ile cinsel organlarında istediği görünüm ve fonksiyona kavuşan kadınlar cinselliklerini daha rahat yaşayabilmektedirler. Cinsel öz güvenin ve hazzın artmasına katkı sağlayan estetik uygulamalar kadınların aile ve sosyal hayatlarında daha başarılı olmasına yardımcı olmaktadır. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir